
“bu bilge kişi bütün ilimlerde bir derya gibiydi. ama onu asıl büyük ve aziz yapan ise gizli ilimlerdeki müthiş derinliğiydi.
Güzel günler dilerim Sevgili Meyus Okur.
Kitap okurken dikkat süreniz kısaldığından dolayı odaklanmakta problem yaşıyorsanız size mükemmel bir kitap tavsiyesiyle geldim. Zira bu kitapta olduğumuz yerde en fazla bir dakika duruyoruz ve sürekli değişen karakterlerin sürekli değişen birbirinden değişik maceralarını okuyoruz. Yani sosyal medya tabiriyle sürekli reels kaydırıp duruyoruz.
Kitabın adı Muhayyelat. Giritli Aziz Efendi’nin gizemli garip hayalleri diye uzun bir adı da var ama oraya girmeyeceğim malum dikkat süresi. Okuyucunun veya izleyicinin dikkatini çekebilmek için saniyelerle yarıştığımız bir mecradayız sonuç olarak.
Muhayyelat üç farklı hikayeden oluşuyor. Hz. Süleyman’ın mührü, Simyacı’nın sırları, Mısır şehzadesi ve Ruhlar alemi…
Periler, cinler, şahlar, huri gibi güzel dilberler ve elbette yakışıklı şehzadelerin havada uçuştuğu bu doğu masallarından fırlamış karakterler akla hayale gelmeyecek hatta hayal gücünün de sınırlarını zorlayacak maceralar yaşayıp oradan oraya savrulurken biz de bastı zaman- tayyi mekan kavramlarının içinden geçip beşinci duvarı paramparça ediyor, büyücülerin ruhlarını kutulara hapsedip, hayal şehirlerinde bir ömür mutlulukla yaşayıp saçları ağarmış ihtiyarlara dönerken birden tekrardan gençlik iksiri içip maceralara devam ediyoruz.
Ve muhakkak hikayemiz genç ve yakışıklı şehzadenin görür görmez vurulup aşık olduğu bir güzel uğruna başlıyor. Şehzade aşkından hasta oluyor, aklını kaybediyor, sınanıyor ve sonunda sevdiğine kavuşuyor. Ancak mesele her zamanki gibi bu kadar basit değil ve hiçbir zaman da bu kadar basit olmayacak.
Muhayyelat benim okumaktan zevk aldığım, sevdiğim bir kitap oldu. Sizlere de tavsiye ederim.
Bizimle kalın, hoşça kalın…