H, hayat neşriyat, Klasik Edebiyat, T, tolstoy

Tolstoy: Diriliş

“…kötü düşüncelere saplanmıştı. Bütün kötülükler böyle düşüncelerden çıkardı.”

Güzel günler dilerim Sevgili Meyus Okur

Tolstoy okumak bir bağımlılıktır. Bir kere başlayınca hep ‘aaa bu neymiş?’ deyip devamını getirirsiniz. Ben de senelik dünya klasiği okuma hedefimi aradan çıkartmak istediğim için yine Tolstoy’dan ‘Diriliş’ kitabını seçtim bu kez.

Hikayemiz çok hızlı başladı. Hatta ben oldukça şaşırdım. Kadın ana karakterin (Katyuşa) başına gelenleri 3-4 sayfada anlatıp erkeğin hası! , prens Nehluydov’a geri dönen yazarımız gençliğini çapkınlık, kumar ve içki ile geçiren erkek karakterimizin yaşadığı hayata tövbe edip derin bir pişmanlık hissetmeye başlaması ile devam ediyor.

Katyuşa’nın başını yakıp onun geneleve düşmesine sebep olan Nehlyudov, bir subay olarak katıldığı orduda -tabi ki Türklerle savaşmaya gidip geri dönüyor. Artık bu adama cephede neler yaşattılarsa geri döndüğünde geçmişinde bıraktığı Katyuşa’nın düştüğü hali görünce- ki bu hal kızcağızın haksız yere hapsedilip Sibirya’ya sürülmüş olması- içindeki Tanrı’yı hatırlayıp yaptığı hataları telafi etme girişiminde bulunuyor.

Başlıyor Çarlık Rusya’sının devlet kurumlarını arşınlamaya… elbette bu yolculuk bir aydınlanma aslında. Nehlyudov sosyalist. Sahip olduğu tüm toprakları köylülere dağıtıyor. Katyuşa için adalet arıyor ve aslında sistemin ne kadar çürümüş olduğunu fark ediyor. Sınıf farkı, toprak, mülkiyet hakkı üzerine derin düşüncelere dalıyor. Ona hak verdiğim kısımlar olsa da aynı fikri paylaşmadığımızı da belirtmeliyim.

Ayrıca Sibirya’ya sürgün edilen mahkumların yaşadığı zorluklar, eziyetler sanırım kitabın en can alıcı noktasıydı.

Hikayenin sonunda Katyuşa (benim cesur, dirayetli, güzel ve tüm mutlulukları hak eden kızım) kendi yoluna giderken Nehlyudov da Katyuşa’nın ona yol vermesinden ötürü bir boşluğa düşüyor ve İncil okurken tefekküre dalıp gittiği esnada kitap bitiyor.

Diriliş romanı okuması klasik eserlere nazaran daha kolay, daha akıcıydı. Elbette kitabı beğendim ancak ben Nehlyudov’un pişmanlığını hiç samimi bulmadım. Karakterin çektiği vicdan azabı gerçek değil de karakterin kendisi gibi bir hayaldi sanki. Ama Katyuşa çok az bir sayfa sayısına sahip olmasına rağmen hikayenin en gerçekçi karakterlerinden biriydi.

Benden bu kadar, bizimle kalın hoşça kalın.

Yorum bırakın