
Bazen anılarımızın üstünü boyarız ki altında gizlenenleri hatırlamıyormuş gibi yapabilelim
Güzel günler dilerim Sevgili Meyus Okur
Alice Feeney’den okuduğum ikinci kitap olan ‘Ne Yaptığını Biliyorum’ ile geldim. Öncelikle kitabın başından sonuna kadar hiç temposunun düşmemesi güzeldi. Okurken şüphelendiğim kişilerden hiç kimse katil çıkmadı bunu da söylemeliyim. Ancak sona geldiğimde acaba mı dediğim kişi katil çıktı.
Yine de katil beni hayal kırıklığına uğrattı. Hadi ilk üç kişiyi anladım da sonuncusunu niye öldürdün? Canavar olmadığını söylüyorsun da resmen canavarsın. Daha fazlası da var ama devam edersem spoiler olur.
Olaya çok karışık bir giriş yaptığımın farkındayım ama olay örgüsünün sonu da en az benim girizgah kadar karmaşık.
Biri muhabir diğeri polis olan eski karı kocanın kasabalarında ikisinin de yakından tanıdığı kişilerin öldürülmeye başlamasıyla hikayeye giriş yapıyoruz.
Adam yani polis olan cinayetleri çözmek için hiçbir şey yapmıyor emin olun. Süs gibi ortada dolanıyor. Kadın yani muhabir olan ise fazla zeki. Hatta zekası çok zehirli.
Kitap boyunca cinayetleri kimin işlediğini çözmeye çalışırken pek çok kişiden şüpheleniyorsunuz bir yandan da geçmişte yaşanan olayların izini takip ediyorsunuz. Ki geçmiş fazlasıyla karanlık ve iğrenç…
Kitabı sevip sevmediğimden emin değilim ama su gibi akıp giden bir temposu var. Kafa dağıtmak için bire bir. Polisiye türü okumayı seviyorsanız daha güzel hatta. Benim polisiye ile aram biraz limoni daha yeni yeni ısınmaya başladığım bir tür. Alice Feeney ise son zamanlarda epey popüler. Daha önce Daisy Darker kitabını okumuştum pek çok kişinin hoşuna gitmese de ben kendisini yazımını beğendiğim için bu çok meşhur olan kitabını da okumak istedim ve pişman da olmadım.
Benden bu kadar, bizimle kalın, hoşça kalın…