Bir İslam Ütopyası…

HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA
“aynı kar Çanakkale’de de yağıyordu. O korkunç çarpışmaların sürdüğü tepeleri, vadileri örtmüş, yüzbinlerce mezarı, siperleri gözlerden silmişti.”


Güvenebileceğim tek kişi kendimdim.

“Dipsiz bir kuyuyu andırıyor. İnsan hiçliğin çağrısını, düşmenin, davet eden karanlığa ulaşmanın tutkusunu hissediyor.”

Acı geçmişti ancak acının anısı sonsuza dek kalacaktı.

“en sonunda benim kendimi beğenmişliğimin hepimizi yok edeceğinden endişe ediyorum.”

“istemiyor” demek zorunda kalacaktım
İkna edilebilir mi?”
“sanmıyorum.” Yalan söyleyecek değildim ya
“ o zaman Harold” diyecekti şaşırıp asabı bozulan Avi, “sana ne diyeceğimi bilmiyorum. Mağdur konuşmazsa hiçbir şey yapamayacağımızı sen de benim kadar biliyorsun.”
“Kalbinin sevdiğin birini affetmesini engellemek, onu affetmekten çok daha zor.”


“Kendim olabilmek için ne çok kişi oldum bir bilsen…”

“Üç Yüzük göğün altında yaşayan Elf Kralları’na Yedisi taştan saraylarında Cüce Hükümdarlar’a, Dokuz Yüzük Ölümlü İnsanlar’a, ölecekler ne yazık Bir Yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı’nda, Kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisi’ne.”