
Şam kentinin dört büyük kapısı vardır…
Kader Kapısı, Çöl Geçidi,
Felaket Mağarası, Korku Kalesi…
Ey kervan, oralardan geçme,
Ya da şarkı söyleyerek geçmekten sakın.
O sessizliği duydun mu?
Kuşların ölmüş olduğunu,
Ama yine de bir şeyin kuş gibi cıvıldadığı
O sessizliği…
Merhabalar sevgili Meyus okuru,
Herkesi kitap okumaya teşvik eden bir kitap ya da yazar vardır. Benim kitaplara bağlanmamı sağlayan kişi Agatha Christie‘dir. Kitaplarının çoğunu büyük bir zevkle okumuşumdur. Kitap akışı, cinayetleri çözümleme şekli, daima sakladığı ipuçları ve finalde bunları ortaya çıkarmasını seviyorum.
“Etrafındakileri kandırmak… Bu da pek eski bir hikâye, pek eski bir oyundur.”
Kitapta sakladığı şeyi bulmak için çabalamak hoşuma gidiyor. Hercule Poirot’un değişiyle gri hücrelerimi kullanıp katili bulmaya çalışmak benim için ayrı bir zevktir, her ne kadar bulamasam da…
Kitaptaki ana karakterler Tommy ve Tuppence Beresford ikilisi bu sefer. Tommy ve Tuppence ile ilk Fare Kapanı kitabında tanıştım. Uyumları ve birbirini tamamlamaları açısından hoş bir ikiliydi. Orada daha aktif ve olayın içindeyken burada kendini emekliliğe hazırlayan tatlı bir çift olarak çıkıyorlar karşımıza.
“Tuppence, sevgilim. Bana her zaman olağanüstü güzel görünüyorsun. Sol kulağından sarkan örümcek ağı da sana bambaşka bir hava veriyor. Tıpkı İmparatoriçe Eugenie’nin buklesi gibi. Resimlerde imparatoriçenin o buklesi daima kulağının üzerine düşer. Üstelik senin buklede bir örümcek bile var.”
Kader kapısını, Agatha’nın diğer kitaplarından ayıran yönlerinden biri cinayetten çok gündelik hayatın ağır basmasıdır. Zaten ortaya çıkan cinayet mesajı da bu gündelik işlerini yaparken Tuppence’ın eline geçen kitaptaki şifreden bulunur.
Meraklanan ikili köşkün geçmişi ve önceki sahipleriyle ilgili araştırma yapmaya başlayıp komşularına sorular sormaya başlıyor. Düşman bunu üzerine ben hala buradayım mesajı verip bizim meraklı ikilimizin başına bela olmaya başladıkça Tommy ve Tuppence’ın (özellikle Tuppence’ın)merakı haliyle iyice alevleniyor. Araştırmaları onlara gösteriyor ki geçmişte köşkte gerçektende bir takım olaylar yaşanmıştı ve cinayet işlenmişti. Üstelik olaylar çözülmek için altmış yıl beklemişti.
“Her insanın kaderi boynuna asılıdır…”
Biraz öncede söylediğim gibi kitap alıştığımız (en azından benim alıştığım) Agatha kitaplarından biraz daha farklıydı ama bu aldığım zevkten bir şey eksiltmedi. Çoğu kitabında olduğu gibi elimizde karakterleri tanıtan, ipuçlarını veren ve sorulması gereken soruları soran içindekiler kısmı olmasına rağmen katili ustalıkla saklamayı başarıyor.
Kader Kapısı, en favori kitabım olmasa da ben sevdim. Umarım okurken sizde en az benim kadar seversiniz.
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın. Kendinize iyi bakın…
XOXO
Adı:Kader Kapısı
Yazar:Agatha Christie, Gönül Suveren (Çevirmen)
Baskı tarihi:Temmuz 2009
Sayfa sayısı:256
Format:Karton kapak
ISBN:9789752110885
Kitabın türü:Polisiye
Orijinal adı:Postern Of Fate
Dil:Türkçe
Ülke:Türkiye
Yayınevi:Altın Kitaplar

“KADER KAPISI” için bir yorum