
” milletin bir kısmı gaflette, bir kısmı hayrette, bir kısmı gayrette; ama devlet selamette.”
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

” milletin bir kısmı gaflette, bir kısmı hayrette, bir kısmı gayrette; ama devlet selamette.”

“TARİH, KAİNATIN VİCDANIDIR”
ÖMER HAYYAM

Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar,
Zalim, söyletme beni derunumda neler var;

Beş asırdır anlatılmayı bekleyen hikaye: Sultan Bayezid’in Savaşı

Nedir bu meskenetin, sen de bir kımıldasan a!
Niçin kımıldamıyorsun? Niçin? Ne oldu sana?
Niçin mi?.. “Çünkü bu fânî hayâta yok meylin!
Onun netîcesidir sa’ye varmıyorsa elin.”
Değil mi?.. Ben de inandım! Hudâ bilir ki yalan!
Hayâta nerde görülmüş senin kadar sarılan?
Zorun: Gebermemek ancak “ölümlü dünyâ”da!
Değil hakîkati, mevtin hayâli rü’yâda
Dikilse karşına, hiç şüphe yok, ödün patlar!
Düşün: Hayâta fedâ etmedik elinde ne var?
Şeref mi, şan mı, şehâmet mi, din mi, îman mı?
Vatan mı, hiss-i hamiyyet mi, hak mı, vicdan mı?
Mezar mı, türbe mi, ecdâdının kemikleri mi?
Salîbi sîneye çekmiş mesâcidin biri mi?
Ne kaldı vermediğin bir çürük hayâtın için?
Sayılsa âh giden fidyeler necâtın için!
Çoluk çocuk kesilirken, kadınlar inlerken;
Zavallılar seni erkek sanır da beklerken;
Hayâyı, ırzı ekip yol boyunca, çırçıplak,
Kaçarsın, öyle mi, hey kalp adam; sıkılmayarak!

Suya, havaya, kurda, kuşa her işe karışır bunlar. Kim bunlar? Kim olacak o yolun adamları. O yolun adamlarının adamı olan adamlar. Onlara kanıp katılan başka adamlar. Bu adamların başka yerlerdeki başka adamları. Onların ortakları…

Napolyon’un Mısır’ı işgali ile başlayıp Tanzimat Fermanı ile biten mesele…

Yerli Kara Dağlar’ın yıkılmasın
Gölgelice koca ağacın kesilmesin
Coşkun akan görkemli suyun kurumasın
Kanatlarının uçları kırılmasın
Koşarken ak boz atın sürçmesin
Çaldığında kara polat öz kılıcın çentilmesin