
“….daha mesleki soruysa modern insanların hayatlarını yaşamak için nelerden vazgeçmek zorunda oldukları ve bu feragatin bedelinin ne olduğuydu.”
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

“….daha mesleki soruysa modern insanların hayatlarını yaşamak için nelerden vazgeçmek zorunda oldukları ve bu feragatin bedelinin ne olduğuydu.”

Napolyon’un Mısır’ı işgali ile başlayıp Tanzimat Fermanı ile biten mesele…

Hayatlara dokunan ayrıntılar…

OSMANLI DEVLETİ’NİN EN GÜÇLÜ KADINLARI

Bir Mimar Sinan Dehası…

Ah şu Ayasofya! Ne yangınlar, ne isyanlar, ne badireler atlattı. Bu gördüğünüz Ayasofya, Konstantinapolis için yapılan üçüncü Ayasofya. İlk ikisi yıkıldı. Şimdilerde ise İstanbul’un Fethi’nin bir sembolü haline geldi. Hadi, Ayasofya’nın tarihine şöyle genel bir bakış atalım.

Bir noktadan sonra savaşmak ve kaybetmek veya kazansa bile masada yenilmek kaderi olan Osmanlı, dünya güçleri ile var gücüyle mücadele ederken Rusya, Osmanlı Devleti’ne “Hasta Adam” gözü ile bakıyor ölmeden evvel bu büyük lokmayı parçalayıp yutmak istiyordu.

Bidayette tasavvuf sufi-i bi-can olmaya derler
Nihayette gönül tahtında sultan olmaya derler
Tarikatte ibarettir tasavvuf mahv-ı suretten
Hakikatte saray-ı sırda mihman olmaya derler
……
Tasavvuf canı canana verip azade olmaktır
Tasavvuf can-ı canan, can-ı canan olmaya derler
Erzurumlu İbrahim Hakkı