
“Kalbin anneni asla unutmuyor.”
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

“Kalbin anneni asla unutmuyor.”
“hayır, çık hafızamdan, o zaman özgür olacağım.”


“sizi memnun etmek istemiştim.”
“boşa gitti. Ne boktan durum!”

“Dipsiz bir kuyuyu andırıyor. İnsan hiçliğin çağrısını, düşmenin, davet eden karanlığa ulaşmanın tutkusunu hissediyor.”

“Her sabah uyandığında aynı sözü tekrarlıyordu: Korkmayacağım.”

“istemiyor” demek zorunda kalacaktım
İkna edilebilir mi?”
“sanmıyorum.” Yalan söyleyecek değildim ya
“ o zaman Harold” diyecekti şaşırıp asabı bozulan Avi, “sana ne diyeceğimi bilmiyorum. Mağdur konuşmazsa hiçbir şey yapamayacağımızı sen de benim kadar biliyorsun.”

“Violence, unutma ki kırılgan olan sadece bedendir. Ruhun değil.”

Seni ağlarken görmesine izin verme.
Ellerini yüzünden çek ve ayağa kalk.
Darmadağın olduğunu görme zevkini ona yaşatma.
“…ama şimdi görüyorum ki tarihi yazmanın iki ayrı yolu var: Birincisi insanları erdeme yöneltmek, ikincisiyse hakikati görmelerini sağlamak.”


Ölümün yarattığı boşluğu doldurmak için hem karanlık hem de aydınlık büyüler ortaya çıkarken, Kıyamet de kayda değer bir hızla zehrini yayıyordu. Her şey bittiğinde geriye ne kalmış olacaktı?