
“Her şeyimi kaybetmiştim, özgürlüğümden başka her şeyi. Zaten neyin özgürlüğü?”
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

“Her şeyimi kaybetmiştim, özgürlüğümden başka her şeyi. Zaten neyin özgürlüğü?”

“Selver halkının diline yeni bir kelime sokmuştu. Yeni bir şey yapmıştı. Kelime, fiil, öldürme. Sadece bir tanrı Ölüm gibi büyük bir yabancıyı dünyalar arasındaki köprüden geçirebilirdi.”

“iyi giyimli kimselerin zekânın iktidarına ve güzelliği takdir gücüne sahip olduğunu sanmakla ne büyük aptallık etmişti.”

“ÖLMEYE KARAR VERENLERİ ANLAMAK KOLAY MI?”

“herkesin yaşamının benim yıkılışım üzerinde bir an bile durmadan sürüp gitmesine şaştım”

“Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu.”

“Bir ulu şehirde toplanmış kırk er görüyorum… Aralarında sen de varsın… Yağmur yağıyor. Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz. Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak! Bin üç yüz yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak.”

“Zamanın geçişi nasıl anlatılır ki? Işık ve gölge… Kaleydeskoptan bakıldığında görülen dağınık, paramparça şekiller…”

“İnsanları öldürmekle kötülük dolu hayatlarınızın cezasını çekmekten kurtulacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz.”

“İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever, fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal hiç şüphesiz çok gülünçtür.”