
Ya sahip olacak ya da sahiplenecekti, affetmek zayıflıktı… Öldür ya da öl, ye ya da yem ol, kanun buydu.
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

Ya sahip olacak ya da sahiplenecekti, affetmek zayıflıktı… Öldür ya da öl, ye ya da yem ol, kanun buydu.

Bir kitabı on beşinde okursan ayrı, yirmi beşinde okursan ayrı, otuz beşinde okursan bambaşka parlar elimizde.
Okumaya devam et “RAFLARIN ARASINDAKİ YILDIZLAR”
Çok Bilinmeyenli Televizyon

Korkuyu iliklerinize kadar hissedeceksiniz… ya da çok eğleneceksiniz
Okumaya devam et “Stefan Zweig: Korku”Korku, cezadan çok daha beterdir…

Eski Türk Devlet geleneğinde; kadının sosyal ve siyasi olarak üstlendiği rol şüphesiz çok önemli ve etkiliydi. Orhun kitabelerinde, Bilge Kağan’ın “Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye babam Kağan’ı ve anam Hatun’u yükseltti.” sözleri bile devlet yönetiminde kadının erkekten ayrılmadığını kanıtlar niteliktedir.

“Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bir gün büsbütün ölecek.”

Bir organizma düşünün gezegendeki en iyi adaptasyon ve düşünme yetisi iç güdüleriyle pekiştirilmiş, tüm bunlara rağmen kendini yok etmeyi başaran.

Şam kentinin dört büyük kapısı vardır…
Kader Kapısı, Çöl Geçidi,
Felaket Mağarası, Korku Kalesi…
Ey kervan, oralardan geçme,
Ya da şarkı söyleyerek geçmekten sakın.
O sessizliği duydun mu?
Kuşların ölmüş olduğunu,
Ama yine de bir şeyin kuş gibi cıvıldadığı
O sessizliği…

“İnsanların hiçbir zaman hatırladığınız gibi olmadıklarını hâlâ öğrenemediniz mi, yavrum?”