
” milletin bir kısmı gaflette, bir kısmı hayrette, bir kısmı gayrette; ama devlet selamette.”
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

” milletin bir kısmı gaflette, bir kısmı hayrette, bir kısmı gayrette; ama devlet selamette.”

“Delilik nerede sona erer ve gerçeklik nerede başlar?”

“TARİH, KAİNATIN VİCDANIDIR”
ÖMER HAYYAM

“Zaten yitireceğin birine bağlanmanın yararı ne?”

“Bazı şeyler düzeltilemeyecek kadar kırılmış olabilir.”
“İnsanlar hariç.”
“Özelikle insanlar.”

Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar,
Zalim, söyletme beni derunumda neler var;

Beş asırdır anlatılmayı bekleyen hikaye: Sultan Bayezid’in Savaşı

“Bütün hayatımızı, aslında yapmaktan başka çaremiz olmayan şeyleri rızamızla seçmeyi öğrenmekle geçiriyoruz.”

“Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun bin bir halinden korkma.”

Nedir bu meskenetin, sen de bir kımıldasan a!
Niçin kımıldamıyorsun? Niçin? Ne oldu sana?
Niçin mi?.. “Çünkü bu fânî hayâta yok meylin!
Onun netîcesidir sa’ye varmıyorsa elin.”
Değil mi?.. Ben de inandım! Hudâ bilir ki yalan!
Hayâta nerde görülmüş senin kadar sarılan?
Zorun: Gebermemek ancak “ölümlü dünyâ”da!
Değil hakîkati, mevtin hayâli rü’yâda
Dikilse karşına, hiç şüphe yok, ödün patlar!
Düşün: Hayâta fedâ etmedik elinde ne var?
Şeref mi, şan mı, şehâmet mi, din mi, îman mı?
Vatan mı, hiss-i hamiyyet mi, hak mı, vicdan mı?
Mezar mı, türbe mi, ecdâdının kemikleri mi?
Salîbi sîneye çekmiş mesâcidin biri mi?
Ne kaldı vermediğin bir çürük hayâtın için?
Sayılsa âh giden fidyeler necâtın için!
Çoluk çocuk kesilirken, kadınlar inlerken;
Zavallılar seni erkek sanır da beklerken;
Hayâyı, ırzı ekip yol boyunca, çırçıplak,
Kaçarsın, öyle mi, hey kalp adam; sıkılmayarak!