
“Yerinde bir cevap, keskin bir nükte bütün hakikatlere bedeldi.”
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

“Yerinde bir cevap, keskin bir nükte bütün hakikatlere bedeldi.”

Fakat ne denli soyut görünürlerse görünsünler, düşünceler de bir dayanak noktasına ihtiyaç duyarlar.

BİR DEĞİŞİK MESELE

“Hem bir Türk yere serdiği bir şeyi bir daha arkasına koymaz”

Ah şu Ayasofya! Ne yangınlar, ne isyanlar, ne badireler atlattı. Bu gördüğünüz Ayasofya, Konstantinapolis için yapılan üçüncü Ayasofya. İlk ikisi yıkıldı. Şimdilerde ise İstanbul’un Fethi’nin bir sembolü haline geldi. Hadi, Ayasofya’nın tarihine şöyle genel bir bakış atalım.

Herkesin hayatı kitaplara konu olacak kadar kıymetlidir aslında… Her şey olabilecekken hiçbir şey olamayanlara gelsin

Bir noktadan sonra savaşmak ve kaybetmek veya kazansa bile masada yenilmek kaderi olan Osmanlı, dünya güçleri ile var gücüyle mücadele ederken Rusya, Osmanlı Devleti’ne “Hasta Adam” gözü ile bakıyor ölmeden evvel bu büyük lokmayı parçalayıp yutmak istiyordu.

Bidayette tasavvuf sufi-i bi-can olmaya derler
Nihayette gönül tahtında sultan olmaya derler
Tarikatte ibarettir tasavvuf mahv-ı suretten
Hakikatte saray-ı sırda mihman olmaya derler
……
Tasavvuf canı canana verip azade olmaktır
Tasavvuf can-ı canan, can-ı canan olmaya derler
Erzurumlu İbrahim Hakkı

Çok Bilinmeyenli Televizyon