
Herkesin hayatı kitaplara konu olacak kadar kıymetlidir aslında… Her şey olabilecekken hiçbir şey olamayanlara gelsin
HERKES BİRAZ MEYUSTUR HAYATTA

Herkesin hayatı kitaplara konu olacak kadar kıymetlidir aslında… Her şey olabilecekken hiçbir şey olamayanlara gelsin

Bir noktadan sonra savaşmak ve kaybetmek veya kazansa bile masada yenilmek kaderi olan Osmanlı, dünya güçleri ile var gücüyle mücadele ederken Rusya, Osmanlı Devleti’ne “Hasta Adam” gözü ile bakıyor ölmeden evvel bu büyük lokmayı parçalayıp yutmak istiyordu.

Bidayette tasavvuf sufi-i bi-can olmaya derler
Nihayette gönül tahtında sultan olmaya derler
Tarikatte ibarettir tasavvuf mahv-ı suretten
Hakikatte saray-ı sırda mihman olmaya derler
……
Tasavvuf canı canana verip azade olmaktır
Tasavvuf can-ı canan, can-ı canan olmaya derler
Erzurumlu İbrahim Hakkı

Çok Bilinmeyenli Televizyon

Korkuyu iliklerinize kadar hissedeceksiniz… ya da çok eğleneceksiniz
Okumaya devam et “Stefan Zweig: Korku”Korku, cezadan çok daha beterdir…

Eski Türk Devlet geleneğinde; kadının sosyal ve siyasi olarak üstlendiği rol şüphesiz çok önemli ve etkiliydi. Orhun kitabelerinde, Bilge Kağan’ın “Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye babam Kağan’ı ve anam Hatun’u yükseltti.” sözleri bile devlet yönetiminde kadının erkekten ayrılmadığını kanıtlar niteliktedir.

“Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bir gün büsbütün ölecek.”

HUU! MURAD HUU!